Çocuğunuz okumayı sevmiyor mu? Önünüze bir kitap koyduğunuzda itiraz sesleri mi yükseliyor? Sevmediği bir yemeği geri çevirir gibi, kitabı da elinin kenarıyla itiyor mu? Öyleyse, önce oturma odanıza bir bakın, sizin bir kitaplığınız var mı? Yatağınızın başucunda vakitsizlikten yarım kalan bir polisiyeniz? Sadece banyodayen karıştırma fırsatı bulabildiğiniz dergiler? Yoksa salonunuzdaki antika konsolun üzeri vazolarla ve aile resimleriyle mi dolu?

Demek oluyor ki, çocukların önünde kitap okuyan bir rol model yok. Durum bu kadar vahimse, çocuğunuz ve kendiniz için bir yön değişikliği zamanı gelmiş demektir. Elbette çocuğunuzu kitap okumaya alıştırma sürecinde gerginliğe, dayatmaya, baskıya hiç yer yok. Bu meseleyi sakince ele alacaksanız buyurun, başlayalım:

1. Resimli kitaplar bebeğinizi eğlendirmek ve sözcük dağarcığını geliştirmek için mükemmel araçlardır. Düşünsenize, bebeğiniz gerçek hayatta göremeyeceği bir sürü şeyi burada görüyor: Pembe filler, bir sürü taşıt, periler… Belki de yavrunuz bir iki yaşındayken yeşeren resimli kitap aşkı, artan yaşıyla beraber azalmıştır? Çünkü devreye bilgisayar, tablet ve televizyon girmiştir. Bu üç rakibin çocuğunuzun zamanını hoyratça harcamasının önüne geçmeye çalışın.

2. Çocuğunuz çok küçükse kitabı nasıl tutacağını, sayfaları nasıl çevireceğini gösterin. Çocuğunuzu okur rolü üstlenmesi için yüreklendirin. Ona tutmaktan hoşlanacağı bir kitap verin. Gerçek bir okur gibi sayfaları çevirerek, onu size okumasını isteyin.

3. Birlikte okuma saati uygulaması oluşturun. Herkes kendi kitabına gömülsün. Ebeveyn-çocuk kitap okuma seansları karanlıkta sadece bir abajurdan gelen cılız ışığın yarattığı atmosfer nedeniyle akşam vakitlerinde daha özel hale gelir. İsteğe göre bir mum da yakabilirsiniz.

4. Çocuğunuza soracağınız basit bir “Saat 9’da doğruca yatağa mı gitmek istersin, yoksa 20 dakika daha kitap okuma süresi yapalım mı?” sorusu, çocuğunuzun okumaya ilgisini inanılmaz derecede artıracaktır.

5. Okumak sıkıntının bilinen en evrensel çaresidir. Yağmurlu günler, bekleme anları, araba yolculukları, çocuğunuzun erkenden uyandığı ve bir türlü uykuya dalamadığı zamanlar kitap okumak için çok uygundur.

6. İster on dakika ister iki dakika ilgi göstersin, okuma süresinin ne kadar olacağını bırakın o belirlesin.

7. Evinizin duvarlarını renkli resimler, posterler ve sanat resimlerinin kopyalarıyla süsleyin. Gün içinde onlara bakarak hikayeler yaratın. Böylece ekrandaki gibi hızla akmayan, durağan görsellere odaklanmaya alışırlar.

8. Birlikte kitapçıları gezin. Kendi kitaplarını seçmesine izin verin.

9. Uygun bir “sessiz” alan yaratmak için oturma odasının bir köşesine, kanepenin arkasına yastıklar döşeyebilirsiniz ya da odanın bir köşesine kitap rafı yerleştirebilirsiniz. Bu alanı seçmeden önce çocuğunuzun o sırada evdeki alanları nasıl kullandığını gözlemleyin. Bazen çocuklar küçük alanlarını inşa ederler, sevdikleri özel bir köşeye oyuncaklar, yastıklar taşırlar.

10. Çocuğunuzun doğal olarak tercih ettiği bir öğrenme stili olabilir, fakat “benim çocuğum okuyarak değil, yaparak öğreniyor” türünden cümlelerle kendinizi kandırmayın. Dünyanın en fazla vasıf gerektiren işini yapıyorsunuz. Dolayısıyla kitap okumanın “iyi” bir şey olduğunu bilin.

Yazan: Mutlu