Moozlehome - CC

Moozlehome – Flickr – CC

Howard Gardner’a ne kadar teşekkür etsek az. Bu ünlü Harvard’lı eğitim profesörü, zekânın bir “zekâ” testinden elde edilen IQ derecesiyle ölçülemeyecek kadar karmaşık olduğunu ilk kez dile getiren kişi. Bugün onun sayesinde daha incelikli bir zekâ anlayışına bir iki adım daha yaklaşmış durumdayız.

Kinetik zekâ, müzikal zekâ, dilsel zekâ, mantıksal/matematiksel zekâ, sosyal zekâ ve yaratıcı zekâ… Her biri farklı tip sorunları çözmeye yönelik bir beceri repertuvarı sunan bu zekâ türlerini tanıyıp geliştirmenin pratik yollarını öğrenmek mümkün. Yaratıcılık da bunlardan biri.

Çocuklarımızın doğal olarak yaratıcı olduğunu hemen her gün deneyimliyoruz. Bu sabah evden çıkmaz üzereyken oğlumun flütünü tornavida olarak kullandığını fark ettim, ona kahvaltı hazırlarken de zeytinleri oyuncak kepçesiyle tabağına taşıyordu. Bir çocuğun oyuncak bebeğiyle saklambaç oynaması ya da hikâyeler uydurması hepimiz için bildik sahneler.

Yani hepimiz aslında yaratıcılığın boya fırçaları ve Mozart’dan ibaret olmadığını biliyoruz. Peki, çocuklarımızın yaratıcılığını ve merakını artırmak için gündelik hayatımızda kolayca uygulayabileceğimiz yöntemlerden haberdar mıyız? Müzikle, yiyeceklerle, sportif faaliyetlerle, kitaplarla ve bolca serbest zamanla yapılabilecek o kadar harika şey var ki. Tabii bunları yapmak için bizim de her tür yeni deneyime açık olmamız gerekiyor. Aşağıda bir iki yaşındaki çocuklarla “kitapları” kullanarak nasıl yaratıcılık egzersizleri yapacağımız sıralanıyor. Daha yüzlerce yaratıcı oyunu Çocuğunuzun Yaratıcılığını Geliştirin isimli kitaptan okuyup uygulamanızı tavsiye ederim.

1- Öncelikle evinizde çocuğunuzun oturup okuyacağı, resim çizeceği veya bir şeyler yapacağı bir alan ayırın. Bu alan, güvenlik yönünden gözetim altında olmasına karşın, eve girip çıkanların meraklı gözlerinden uzak ve çocuğun “gözetlendiğini” hissetmeyeceği bir yer olmalı. Oturma odanızın bir köşesine kitap, kâğıt ve kalem dolu bir kutu koymak bile yeterli olabilir.

2- “Sonra ne olacak” öyküleri anlatın. Çocuğunuzun en sevdiği öykülerdeki bir karakterin öykünün dönüm noktalarında nasıl tepki verebileceğini sorun. Örneğin, Kül Kedisi baloya gidemeyince gülümsüyor mu, komik bir dans mı yapıyor, yoksa ağlıyor mu? Bu çocuğumuzun empati duymayı öğrenmesine de yardımcı olur.

3- Gece yatırırken okuduğunuz öyküde çocuğunuza da bir rol verin. Çocuğunuza gece yatırırken okuduğunuz öyküden bir hayvan karakteri seçmesini ve öyküde adı geçtikçe onun sesini çıkarmasını söyleyin. Söz gelimi Çizmeli Kedi’de kedi sesi çıkarabilir. Böylece ona ilk drama zevkini tattırmış olursunuz.

Çocuğumuz ister oyuncaklarını düzenli bir biçimde rafa sıralayan mantıklı ve düzenli bir tip; ister duvarları gökkuşağı rengine boyayan özgür bir ruh olsun, yaratıcılık hepimizin yaşamına sihir ve anlam katar.

Önde gelen bir başka psikolog Mihaly Csikszentmihalyi Yaratıcılık: Keşif ve İcadın Akışı ve Psikolojisi’nde şöyle diyor:

“Yaratıcılık yaşamımızdaki temel anlam kaynağıdır. İlginç, önemli ve insani olan şeylerin çoğu yaratıcılık ürünüdür. Bizi maymunlardan farklı yapan —dil, sanatsal ifade, bilimsel anlayış ve teknoloji— her şey bireysel yaratıcılığın sonucudur.

Yaratıcı olduğumuzda, yaşamın geri kalan zamanlarına göre daha dolu dolu yaşadığımızı hissederiz. Sehpasının başındaki ressamın ya da laboratuvarındaki bilim insanın heyecanı, hepimizin yaşamdan beklediği ama nadiren elde ettiği ideal doyuma yaklaşır.”

tibet-ozgur-2

Çocuklarımızın yaratıcı potansiyelini serbest bırakmak için kusursuz anne baba olmamız gerekmiyor. Belki de çocuklardaki yaratıcılığın en güzel yanı, tek ihtiyacının özgürlük olmasıdır.

Yazan: Mutlu

Kaynak: Wikipedia

Bu amcalara dikkat: William Damon, Mihaly Csikszentmihalyi ve Howard Gardner. Kaynak: Wikipedia