in the town all year 'roundEskiden yurtdışındaki arkadaşlarımızdan dizüstü bilgisayar, fotoğraf makinesi isterken, son üç yıldır sırayla biberon seti, süt poşeti, çıngırak ister olduk. Son sipariş kalemimiz de tabii ki çocuk kitapları oldu. Sağolsunlar hem bize kitap önerisinde bulunuyorlar, hem de arada gelirken hediye kitap getiriyorlar.
Bunlar arasında benim favorim diyebileceğim bir kitap var ki, her çocuklu evde olması için kampanya başlatabilirim.

Kitabımızın adı “In The Town All Year Around”. Orijinal baskısı Almanca olan bu kitabın en büyük özelliği, yazısız bir maceralar örüntüsü olması. Yani kitapta tek bir hikaye ve tek bir kahramanlar seti yok. Onun yerine, dört farklı mevsimde küçük kasabanın farklı mekanlarında vakit geçiren karakterler ve olaylar var.

Kitabın yazısız olması da, okuyucunun yabancı dil bilme zorunluluğunu ortadan kaldırıyor. Sadece kitap içinde her mevsimde farklı karakterlerle karşılaşıyorsunuz ve bunların isimleri de elbette Betty, Sandy, Tom gibi yabancı isimler. Ben okurken bunları Süheyla Teyze, Hüseyin amca, Hakkı dayı yapıyorum ve oğlum o karakterleri benim verdiğim isimlerle bellemiş oluyor. Tabii ben ikinci okuyuşta bu isimleri hatırlayamıyorum, bu yüzden de bazen ufak krizler yaşıyoruz.

Kitapta dört mevsim var, ve her mevsim öncesi yeni karakterleri tanıtıcı bir sayfa var. İsterseniz bir karakterin hikayesine odaklanıp onu dört mevsim kasabada izini sürebilirsiniz, isterseniz de tek sayfada bir yarım saat detaylarla vakit geçirebilirsiniz.

ara-gorsel

Görseli büyütmek için tıklayın

 

Gelelim kitabın bazı anne-babalara itici gelebilecek yanlarına: Birincisi, kitapta, iki sahnede sigara içen karakterler görüyoruz. Ben oğlumun bunları özellikle sorduğuna rastlamadım. Sorsa da sanırım o an söyleyecek bir şeyler bulabilirim diye düşünüyorum. Kısacası ben bunu hiç dert etmedim. İkincisi, iki sevgili bir sayfada tren garında birbirlerini beklerken, bir sonraki mevsimde tren garında buluşmuş görünüyorlar. Ve tabii hasretten birbirlerine sarılmışlar ve öpüşüyorlar. Benim hoşuma bile gitti açıkçası, kimi insan da rahatsız olabilir o nedenle yazmadı demeyin, söylemedi demeyin!

Üçüncüsü, kitap Avrupa kökenli olduğu için, mevsimlerle özdeşleşmiş Batılı hikayeler de var. Yani kışın herkes alışveriş yapmaya çıkıyor ve Noel alışverişi yapılıyor. Sonbahar geldiğinde balkabakları ortaya çıkıyor ve bir paskalya hazırlığı başlıyor. “Aman benim çocuğum bizim geleneklere göre büyüsün, başka bir şey de görmesin” diyorsanız, bu kitap pek hoşunuza gitmeyebilir.

Ben bunların hiçbirine takılmadım. Ve sonuçta da sürekli dönüp okuduğumuz, her baktığımızda ayrı bir detay bulduğumuz, hala hikayesini takip etmediğimiz karakterler ve olaylar olduğunu bildiğimiz bir başucu kitabımız olmuş oldu.

Okuyan: Ali (3.5) ve Sertaç (37)
Yazan: Sertaç

In the Town All Year ‘Round
Yazan ve resimleyen: Rotraut Susanne Berner
Yaş aralığı: 2-9 (şahsi fikrim)