doktordawww.annecivardi.com adresine girdim ve niyetimi düzgün bir dille kitabın yazarına açıkladım: “Çevrilenlerin yanında çevrilmeyen kitaplarınıza da talibim Sayın Civardi”. Kızımın yaz boyunca bize gün içinde onlarca kez okuttuğu kitaplarından ve halen daha ulaşamadığımız Türkçe’ye çevrilmiş son kitabı olan “Yavru Köpek”ten bahsettim ona. Annelik duygularımın beni istila etmesinden dolayı kızımın isteğini karşılayıp bir an önce kitaplara ulaşma arzusuyla kitapların orjinal dilinde “pdf” halini aratmak için Google sayfaları arasında kaybolduğumdan da söz ettim. Yanıt gelmedi henüz. Sanırım gelmeyecek de 🙂

Bu yaz Altınoluk’ta olağan sıcak yaz günlerinde, evden dışarı çıkamadığımız ve güneşin en can alıcı saatlerinde, kızımla en büyük eğlencemiz kitap okumaktı. İlgisini çeken bir kitap olunca bize ruhumuz kaçana kadar okuttuğu kitapların başında; Anne Civardi’nin TÜBİTAK Popüler Bilim Yayınları tarafından Türkçe’ye çevrilmiş dört kitabından biri olan “Doktorda” kitabı geliyordu.

Başlangıçta 16 sayfalık bu incecik, büyük puntolu ve bol resimli kitabı kızımın doktor korkusunu yenmesine yardımcı olacağını düşündüğüm için almıştım. Çiçek’in her ayrıntısını merakla sorgulayacağı ve o yaşında “steteskop ve otoskop” arasındaki farkı anlayacağı ve düzgün telafuz etmeyi öğreneceği bir sihirli değneğe dönüşmesini pek sevdim. TÜBİTAK’tan çıkan çeviri çocuk kitaplarını okuyanlar bilirler, çeviriler her zaman pek tatmin edici sayılmaz. Ancak “Doktorda” kitabında 3+ torpiliyle bu durumu daha az hissediyorsunuz.

Hastalanan aile fertlerinin birlikte gittikleri doktor macerasının adım adım anlatıldığı bir kitap “Doktorda”. Ailemiz anne baba, Ali, Elif, Arda, Pırtık ve Mırtık’tan oluşuyor. 5+2 yi bulduk bile.

O sabah ailenin minikleri pek keyifli kalkmazlar yataktan. Ali’nin kolu ağırırken, Elif de hiç keyifli değildir. Anne çocuklarının bu halini görünce ilk iş doktordan randevu alır. Randevuyu üç çocuğu için de alır, keza Arda’nın da aşı zamanı gelmiştir. Arabayı anne kullanır ve doktora giderler. Biraz erken gittikleri için bekleme odasına geçerler. Bekleme odasında başkaları da vardır. Ali kendi havasındadır. Arda sosyal bir çocuktur, elinden bırakmadığı oyuncak maymununu oradakilerle paylaşmaktan hiç gocunmaz. Hatta bir ara ablası Elif mutlu olsun diye onunla da paylaşmak ister.

doktorda-2Bekleme odası kalabalıktı dediğimde, Çiçek: “Anne çok kişi yok” diyor her defasında. Şöyle bir bakıyorum da iki aile ve birkaç çocuk. Kızım haklı, bizim hastane deneyimlerimize benzemiyor.

Sıra ailemize geliyor. Doktor önce Ali’ye bakıyor. Ali’nin kolu korkulduğu kadar kötü durumda değil. Askıya alınırsa kısa sürede iyileşecek. Bir yandan Arda elinden bırakmadığı maymun bebeğiyle oynuyor. Doktorun Ali’nin kolunu sarmak için kullandığı bandaj oyuncak maymun üzerinde test edilmiş bile çoktan. Sıra Elif’e geliyor. Elif’in halsizliğinin kaynağına inmek gerek. Doktor önce ateşine bakıyor, nefes alıp verişini dinliyor steteskopla, bademciklerini kontrol edip otoskopla kulağına bakıyor Elif’in. Birazcık üşütmüş. Tıpkı Çiçek gibi onun da ilaç kullanması gerekecek.

Sıra Arda’nın aşısına geliyor ve aşı çok az acıtıyor kolunu. Çiçek bu kısımda pür dikkat kesiliyor. Yakın zamanda Hepatit-A için aile hekimine gidişimiz belleğinde çünkü. Empatinin yaşı yok. Doktorun Elif’e verdiği ilaçları eczaneden almak gerek. Hep birlikte gidiyorlar. Eve geldiklerinde anne Ayşe’yi yatağına yatırıyor ve ilacını içiriyor. O sabah Ali’nin üzerini giyinmesine yardımcı olan baba işten eve dönüyor. Annenin yorgunluktan ayakta duracak hali kalmamış. Gün içinde olanları babasına Ali anlatırken gururla sargısını gösteriyor.

doktorda-3Her okuyuşta hem çocuğunuzun hem de sizin farklı tatlar alabileceğiniz bir kitap “Doktorda”. Ali’nin sağ çorabını neden giyemediğini bir başka okuyuşta fark ediyoruz. Arda mutsuz olan ablasını mutlu etmek için ona en sevdiği oyuncağını veriyor. Günün sonunda yorgunluktan bitap düşmüş annenin hazırladığı tostu kedi kaçırıyor. Yazılanların yanında yazılmayanlar da fazla bu kitapta. O yüzden her defasında farklı cümleler dökülüyor ağzımızdan. Her sayfada saklanmış minik sarı ördek kitabı oyuna dönüştürüyor.

Gaza gelip küçük kağıtlar kesiyorum ve Çiçek’in söylediğim karakterlerin üzerini kapatmasını istiyorum. Çok eğleniyor. Şimdi öğrendiklerimizi uygulama zamanı. O zamana kadar pek ilgi görmemiş oyuncak doktor seti birden anlam kazanıyor. Çiçek ateşimi ölçüyor, steteskopla kalp atışlarımı dinliyor, dizime vurup reflekslerime bakıyor, bana reçete yazıyor. İyileşeceğim sanırım. Kızımın ilaçları işe yaracak. Çiçek’im minik bir doktor artık… Bense kendini Anne Civardi’nin baskısı tükenmiş “Yavru köpek” kitabını bulmaya adamış bir anne.

 

Okuyan: Çiçek (2 yaş), Birgül (36)
Yazan: Birgül

Erken Çocukluk Kitaplığı – Doktorda
Yazan: Anne Civardi
Resimleyen: Stephen Cartwright
Çeviren: Ezgi Pektaş
Dili: Türkçe (Orijinal Dili:İngilizce)
16 s. / Kuşe / Ciltsiz / 14 x 20 cm 

Ankara, 2008